Anasayfa  ›  Teknik SEO

Teknik Seo

Teknik SEO, sitenizi insandan önce okuyan programların orada ne bulduğuna bakar: telefonun doğru klavyeyi açıp bilgiyi kendiliğinden doldurduğu form kutuları, hazır temadan kalıp arama motorunun önüne düşen örnek sayfalar, bayinin ve pazaryerinin sistemine giden ürün listesi dosyası ve tarayıcının okuma görünümü.

Telefon ekranı: Teknik SEO

Teknik SEO Formdaki Kutuların Telefonda Doğru Klavyeyi Açmasına ve Kendiliğinden Dolmasına Neden Bakar?

Amasya merkezde, Yeşilırmak kıyısındaki küçük bir otelin sitesinde, hafta sonu için oda soran bir ziyaretçi istek formuna gelir. Numarasını bırakacaktır; kutuya dokunur, telefonu harfli klavyeyi açar. Rakamlara geçmek için bir tuşa daha basar. Adını yazarken de bekler: telefonun çoğu formda kendiliğinden çıkan “bunu yazayım mı” önerisi burada görünmez. Teknik SEO, bu iki küçük aksaklığın nedenini formun kodunda arar.

Kod, sayfanın arkasında duran ve ziyaretçinin görmediği satırlardır. Bir formdaki her kutu, o satırlarda ne beklediğini söyleyebilir: telefon numarası, e-posta adresi, sayı, takvim günü ya da düz yazı. Telefon bu notu okur, klavyesini ona göre seçer. Numara kutusunda çoğu telefonda iri rakam tuşları gelir; e-posta kutusunda “@” işareti ile nokta elin altındadır. Not yazılmamışsa telefon her kutuda aynı şeyi yapar: harfleri gösterir.

İkinci yardım tarayıcıdan, yani siteleri açan programdan gelir. Tarayıcıların çoğu, sahibi izin verdiyse, önceden yazılan adı, numarayı, e-postayı ve adresi saklar; yeni bir formda bunları kutunun altında ya da klavyenin üstünde önerir. Tek dokunuşla kutu dolar. Bunun için tarayıcının kutuyu tanıması gerekir. Kodda her kutuya, içinde ne duracağını bildiren ortak sözcüklerden biri yazılabilir; “kutu yedi” gibi bir ad tarayıcıya hiçbir şey anlatmaz.

Bu yardımı bozan alışkanlıklar da vardır. Numarayı üç ayrı kutuya bölen formda tarayıcı, tek parça sakladığı numarayı çoğu zaman yerleştiremez. Yapıştırmayı yasaklayan kutu, numarasını bir mesajdan kopyalamış kişiyi baştan yazmaya zorlar; yanlış da en çok o sırada yapılır. Klavyedeki “sonraki” tuşu sıradaki kutuya değil de sayfanın başka bir yerine atlıyorsa, kutuların koddaki sırası ekrandaki sırayı tutmuyordur.

Bir kutu yazılanı kabul etmediğinde nedenini hemen yanında, sözle söylemelidir; uyarı sayfanın tepesinde toplu bir satır olarak çıkarsa küçük ekranda hangi kutunun kastedildiği anlaşılmaz. Bunların hiçbiri masadaki bilgisayarda görünmez; orada klavye hep aynıdır. Deneme iki telefonda yapılır, yaygın iki türden birer tane yeter. Her kutuya dokunulur: hangi klavye açıldı, öneri çıktı mı, kopyalanan numara yapıştırılabildi mi?

Aramadan gelen ziyaretçinin yolu çoğu zaman bir formda biter; kutular yardım etmiyorsa önceki bütün emek orada kalır. Teknik SEO işi bizde dal sayımıyla başlar. Budamadan önce yetiştirici ağacın çevresinde bir tur atar ve dalları uzaktan sayar: meyve taşıyan hangisi, kuruyan hangisi, yalnızca su çeken hangisi. Saymak için ağaca çıkmaz, tek dal kesmez. Sitenizin dalları da dışarıdan sayılır: şifrenizi istemeyiz, para almayız.

Hazır Temanın Örnek Sayfaları ve Deneme Yazıları Yayında Unutulursa Aramada Ne Görünür?

Amasya ilinde elma paketleyip başka illere gönderen bir işletme, yeni sitesine sekiz sayfa yazdırmıştır. Yayındaki sayfalar sayıldığında yirmi çıkar. On ikisi hazır tasarımla birlikte gelmiştir: dört yabancı yüzün gülümsediği bir “Ekibimiz” sayfası, “Merhaba dünya” adlı bir yazı, Latince dolgu cümleleriyle dolu bir hizmetler sayfası. Firmanın adını arayan biri, sonuçların arasında bunlardan birini görür.

Hazır tema, satın alınıp siteye giydirilen hazır tasarımdır ve mobilyasıyla gezdirilen bir örnek daire gibi dolu gelir: örnek sayfalar, örnek yazılar, örnek fotoğraflar, başka bir ülkede bir adres, kimsenin açmadığı bir telefon. Siteyi kuran kişi bunları tek düğmeyle yükler; tasarım tanıtımdaki gibi dursun diye. Sonra gerçek sayfalar yazılır. Örneklerin bir bölümü silinir; kalanı menüde görünmediği için unutulur ve yayında kalır.

Yayındaki her sayfa arama motorunca bulunabilir; menüde yer almaması onu saklamaz. Site yazılımlarının çoğu bir site haritası dosyası üretir: yayındaki bütün adresleri arama motoruna bildiren bir liste. Örnek sayfalar da o listeye girer. Sonuçta firmanın adının altında yabancı yüzlü bir ekip, Latince bir paragraf ya da uzak bir ülkedeki adres çıkabilir. Bunu gören alıcı, karşısındakinin gerçek bir firma olup olmadığını sorar.

Bu sayfalar üç listeden bulunur. İlki, sitenin sahibinin şifreyle girdiği yönetim ekranındaki listedir: yayımlanmış bütün sayfalar, yazılar ve temanın eklediği “proje”, “hizmet” gibi ayrı türler. İkincisi site haritası dosyasıdır; tarayıcıda açılır, adresler tek tek okunur. Üçüncüsü siteyle sınırlı aramadır: Google’da kutuya önce “site:” sözü, bitişiğine sitenin internetteki adı yazılır; çıkanlar çoğunlukla o sitenin bilinen sayfalarıdır, liste eksik olabilir.

Sizin yazdırmadığınız her adres yayından kaldırılır: ya silinir ya da yayımlanmamış taslak hâline döndürülür. Yanlarında üç şey daha gider. Örnek yazının altındaki ilk yorum. Yazıları “admin” adıyla sıralayan yazar sayfası; bu sayfa yönetici hesabının kullanıcı adını herkese gösterebilir. Bir de sitenin resim deposundaki örnek fotoğraflar; kullanım hakları temayı alana geçmemiş olabilir. Kaldırılan adreslerin sonuçlardan çekilmesi birkaç gün de sürebilir, birkaç hafta da.

En uygun zaman teslim günüdür; tek soru yeter: yayındaki adreslerden hangileri bu işletme için yazıldı? Teknik SEO dal sayımında bulunan her kusura kuru dal denir; yayında unutulmuş örnek sayfa da bunlardan biridir. Üç notla kayda geçer: hangi dalın üstünde durduğu, kimin hangi meyveye ulaşmasını engellediği, kaçıncı ayın listesinde budanacağı. Buradaki meyve: adınızı arayanın, yabancı yüzler yerine sizin yazdırdığınız sayfayı bulması.

Ürün Listenizi Bayinin ya da Pazaryerinin Sistemine Aktaran Dosya Eski Kalırsa Hangi Fiyat Dolaşır?

Merzifon’da davlumbaz üreten bir firma, mart ayında bir modelinin fiyatını değiştirir; kendi sitesinde yeni rakam aynı gün görünür. Mayısta bir bayinin sitesinde ve bir pazaryerinde hâlâ eski fiyat durmaktadır. Ortada hata yapan yoktur. Ürün listesini onlara taşıyan dosya üç ayda bir, elle hazırlanmaktadır; sonuncusu şubatta gönderilmiştir. Mart ayındaki değişiklik, sıradaki dosyayı beklemektedir.

Ürün listesi dosyası, bütün ürünlerin adını, kodunu, fiyatını, stok durumunu ve fotoğraf adreslerini satır satır taşıyan bir çizelgedir; insan için değil, yazılım için hazırlanır. Siteden çıkar; bayilerin sistemleri, pazaryerleri, yani ayrı ayrı satıcıları tek çatı altında toplayan siteler ve fiyat karşılaştıran siteler onu okur. Okuduklarını kendi sayfalarında gösterirler. Dosya, firmanın kendi sitesi dışında konuşan sesidir.

Dosya eskidiğinde eski fiyat ve eski stok bilgisi yola devam eder. Aynı model için üç yerde üç rakam görünür. Müşteri bayiye düşük olanı gösterir; bayi ya zararına satar ya da müşteriyle arası açılır. Üretimi bitmiş bir model bir pazaryerinde satışta kalır; sipariş alınır, karşılanamaz. Telefon üreticide çalar. Sitedeki sayfa doğrudur; yanlış bilgi, sitenin kendi eliyle dışarıya yolladığı dosyadan yayılmıştır.

Teknik SEO burada ilk olarak dosyayı kimin, ne sıklıkla hazırladığını sorar. Elle hazırlanan dosya, hazırlayan kişi izne çıktığında eskir. İkinci soru kaynaktır: dosya, ürün sayfasını besleyen kayıttan mı üretiliyor, yoksa başka bir yerde tutulan bir çizelgeden mi yeniden yazılıyor? Satış yazılımlarının birçoğu dosyayı kendiliğinden üretip sabit bir adreste tutabilir; alan taraf belirli aralıklarla gelir, oradan okur. Fiyat değişince dosya da değişmiş olur.

Sonra dosyanın içine bakılır. Uzun ürün adları yarıda kesiliyor mu? “Ş” ve “ğ” karşı tarafta soru işaretine dönüşüyor mu; dosya harfleri, alan sistemin beklediği düzenle mi kaydediyor? Fotoğraf adresleri bugünkü dosyaları mı gösteriyor, site yenilenmeden önceki, artık açılmayan adresleri mi? Kodlar sitedekiyle birebir tutuyor mu? Bayinin sistemi eşleştirmeyi çoğu zaman kodla yapar; araya giren bir çizgi aynı ürünü ikinci kez açtırabilir.

Üretimi biten modelin satırı sessizce silinmez: önce bayilere haber verilir; alan sistem izin veriyorsa satır bir süre “üretimi bitti” notuyla kalır. Her ay birkaç model seçilip sayfa, dosya ve bayi ekranı yan yana konur. Bu işlerin yeri budama listesidir: aydan aya yenilenen iş listesi. Listede önce kuru, sonra obur ele alınır: önce işlemeyen, sonra yalnızca emek tüketen. Onayınızı almayan satır bekler.

Tarayıcının Okuma Görünümü Yazınızın Hangi Bölümlerini Gösterir, Hangilerini Atar?

Akşam, gözleri yorulmuş bir okur, kiraz ihraç eden bir firmanın sitesinde uzun bir yazı açar: meyvenin bahçeden yurt dışındaki rafa nasıl ulaştığını anlatan bir yazı. Telefonundaki tarayıcının okuma görünümüne geçer; menüler ve renkler çekilsin, yalnızca yazı kalsın ister. Karşısında yazının yarısı durur. Ara başlıklar yok olmuş, paragrafların bir bölümü de onlarla birlikte gitmiştir.

Okuma görünümü birçok tarayıcıda bulunur; kiminde adres çubuğunun kenarındaki küçük bir düğmeyle, kiminde menüden açılır. Menüyü, yan sütunları, reklamı ve süsü kaldırır; yazıyı iri harflerle, sakin bir zeminde gösterir. Neyin yazı, neyin süs olduğuna bir insan karar vermez. Tarayıcının içindeki küçük bir yazılım sayfanın kodunu okur ve orada asıl metin diye işaretlenmiş bölümü arar: yazının kendisini, başlıklarını, paragraflarını, listelerini.

Sayfa bu işaretler olmadan, hepsi aynı türden kutularla kurulmuşsa yazılım tahmine kalır. En çok yazı taşıyan kutuyu seçer, ötekileri atar. Yalnızca iri ve koyu yazılmış bir satırı başlık saymaz. Ayrı kutulara, sütunlara ya da sekmelere dağıtılmış paragraflar dışarıda kalabilir. Kimi sayfada düğme hiç belirmez; tarayıcı okunacak bir yazı bulamamıştır. Görünüm tarayıcıdan tarayıcıya da değişir: birinde tam çıkan yazı ötekinde eksik çıkabilir.

Okuma görünümü bu yüzden sayfanın nasıl kurulduğunu gösteren çabuk bir denemedir. Sonucu bir ipucudur, karar değildir. Arama motorları çok daha yetenekli yazılımlarla çalışır; burada eksik çıkan bir yazıyı eksiksiz okuyabilirler. Yine de aynı koda bakarlar. Ekranı sesli okuyan programlar, yazıyı özetleyen araçlar, sayfayı sonraya saklayan uygulamalar da öyle. Küçük yazılımın bulamadığı bir başlık, ötekilerin işini de zorlaştırabilir.

Dört şeye bakmak yeter. Başlıklar kodda başlık olarak ve sırasıyla işaretlenmiş mi? Yazı gerçekten yazı mı, yoksa ölçü tablosu ya da bir alıntı resim olarak mı konmuş? Listeler liste olarak mı girilmiş, satır başlarına elle çizgi mi konmuş? Yazının bütünü, kodda yazı diye ayrılmış tek bir bölümün içinde mi duruyor? Düzeltme çoğu zaman yazılarda değil, bütün yazıların döküldüğü kalıpta, bir kez yapılır.

Deneyin: en uzun yazınızı telefonda açın, okuma görünümüne geçin, başlıkları sayın. Teknik SEO tarafında gerisi için bize tek bir adres gerekir: sitenizinki. Dallarını biz sayarız, karşılığında ücret istenmez. Dört ana dal sayılır: kod ve hız, sayfalardaki sözler, başkalarının sizin için yazdıkları, haritadaki kartınız. İş başlarsa her ay yalın sözlerle bir ay sonu dökümü okursunuz; aralıklarla ikinci sayım yapılır, ilkinin yanına konur.

Sıkça Sorulan Sorular

Olabilir. Tarayıcı kayıtlı numarayı çoğu zaman tek parça tutar; iki kutudan hangisine neyi yazacağını bilemeyince ya hiç önermez ya da tamamını ilk kutuya sığdırmaya çalışır. Numarayı tek kutuda toplatın, kutunun kodda telefon olarak işaretlendiğine baktırın. Sonra kendi telefonunuzla deneyin: öneri beliriyor ve numara tek dokunuşla yerine oturuyorsa sorun çözülmüştür.

Tutabilirsiniz; yeter ki örnekten geriye bir şey kalmasın. Sayfanın adresi çoğu zaman yabancı dilde bir sözcüktür, değiştirilir. Başlık, arama sonucunda görünen kısa açıklama ve resimlerin açıklama satırları yeniden yazılır. Örnek fotoğrafların yerine kendi kareleriniz konur. Son olarak sayfa telefonda baştan sona okunur; arada Latince tek satır kalmamalıdır.

Dosya herkese açık bir adreste duruyorsa ve içinde bayi fiyatı yazıyorsa, adresi bilen herkes okuyabilir. Bu yüzden iki ayrı dosya tutmak yerinde olur: yalnızca herkese açık bilgileri taşıyan bir dosya ve bayi koşullarını taşıyan, şifreyle ya da yalnızca bayi sistemlerine tanınan bir anahtarla açılan ikinci dosya. Hangisinde ne yazdığını dosyayı kurana sorun.

Tarayıcının sayfanızda okunacak bir yazı bölümü bulamadığını gösterir. Anasayfa ya da iletişim gibi kısa sayfalarda düğmenin çıkmaması olağandır; uzun bir yazıda çıkmaması olağan değildir. Aynı yazıyı ikinci bir tarayıcıda da deneyin. İkisinde de yoksa, yazının kodda yazı diye işaretlenmemiş olması olasıdır. Bu bir ipucudur; nedeni, yazıların döküldüğü kalıba bakılınca anlaşılır.

Size daha iyi bir deneyim sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Dilerseniz inceleyebilirsiniz.

Size daha iyi bir deneyim sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Dilerseniz inceleyebilirsiniz.